Ana içeriğe atla

Ne zaman kaybediyor ne zaman kazanıyoruz?

Kendini bilmez, laf anlamaz biriyle tartışıp onun seviyesine indiğimizde mi yoksa sustuğumuzda mı kazanıyoruz?

İçinizdeki vesvese lütfen karşılık ver, ona haddini bildir diye seslenirken aslında her hareketin tetikleyici bir tuzak olduğunu biliyor muyuz?

Kendini bilmez birinin davranışlarından etkilenip kendimizi yıpratıyoruz.

Tartışma başlatan kişinin anlayacak kapasitede olduğuna inanıyorsanız konuşun. İnanmıyorsanız bilin ki ne kadar koyarsanız koyun diğerinin kabı kadar alacaktır. Yoksa kendinizi anlamsız bir kısır döngünün içerisinde bulursunuz. O an frene basma ve karşılık vermeme anıdır.

-Başkalarının haklarını çalmak için örgütlenenler, ne kadar dünyalık elde ederse etsin, ne kadar taraftar kazanırsa kazansın onların kazandıkları onlara bir fayda sağlamayacak.

-Acaba zulmeden mi kazanıyor zulme uğrayan mı? Eğer haksızlığa uğradığını düşünüyorsan bekle, zamana bırak.


Dünyanın kazananı yoktur. Ahiretin kazananı vardır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Toplumun yanlış değer yargıları

İnsanların günlük hayatta sergiledikleri birtakım davranış biçimleri ve modeller vardır. Bazı olaylar karşısında nasıl davranılması gerektiğini belirleyen yerleşmiş ilkelerdir. Tüm bunlar insanlarda, çocukluk devrelerinde, aile ortamında ve yaşadığı çevreden aldıkları izlenimlerle oluşur. Bunlar zamanla aile ortamından, kişilerden ve olaylardan etkilenerek (anne, baba, arkadaş veya bir film kahramanı olabilir) veya empoze edilerek zaman içerisinde oluşur. Kişiler böylelikle kendilerine bir rol-model seçerek kişiliklerini ve genel davranış biçimlerini oluştururlar. Aile içersinde ilişkiler şiddete ve baskıya dayanıyorsa, en güçlü olan en çok otoriteye sahiptir gibi bir izlenim oluşacaktır. Bir başka ortamda,sorunlar ve problemler politik yöntemlerle, hile, şantaj ve saman altında su yürütme gibi yöntemlerle çözülüyorsa bu durumda da kişi kendini ispatlama ve kanıtlama yönteminin sıkça yalan söylemek ,iki yüzlülük ve içten pazarlılıkla olacağına inanacaktır. Birinci örnekten bahsedelim. ...